Kadın emeği ve “Yadigârın Yeri”
İSMAİL GÜR

Kadın emeği ve “Yadigârın Yeri”

Çıkmasaydı köyünden, gitmeseydi gurbete; gelin olmasaydı Çukurova’ya, büyük ihtimal köyünde kalıp, olacaktı bir çiftçi kadın, ama şimdi o, bir aşçı kadın.


Çiftçi kadın olsaydı esirgemeyecekti emeğini, elleri nasırlı olacaktı belki ama yine katkıda bulunacaktı aile ve Ülke ekonomisine. Yad ellere gelin gitmişti ama kendisini ve ailesini asla yad ellere muhtaç etmeyecekti.

Çalışacaktı, emek verecekti, hiçbir zaman asalak olmayacak alın teri ile helal kazanacaktı.
Biliyordu ki; bir kadının çalışma hayatında karşılaşacağı zorlu engeller vardı. Fakat koymuştu bir kere kafasına, kadının da ekonomik hayatta varlığını ve başarılı olacağını ispat etmeyi.


Yardımcılıktan başladı Çukurova’nın lokantalarında çalışmaya. Çarçabuk öğrendi ustaların yanında yemekler, kebaplar yapmayı; sıkmalar, börekler açmayı. Artık usta olmuştu Yadigâr Hanım. Usta bir kadının maharetli ellerinden çıkan ürünlerin tadı zevki bambaşkaydı. Bu tadı; lezzeti müşterilerine sunmak için kendi işyerini açacaktı. Hep bunu düşledi durdu. Ustalık, aşçılık, kebapçılık vardı kendisinde ama bir işyeri açmak için yetmiyordu bunlar. İşin ucu biraz da sermayeye; paraya dayanıyordu.
Duymuştu; biliyordu kendi işini kurup; işyeri açarak üretimde bulunacak ve istihdam yaratacak olanlara bazı kurumların destek olduğunu. Kendisine de böyle bir destek verecek kurum ve kuruluşun bulunabileceğine inanmıştı. Hele bir de kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık yapılacağı vaatleri vardı ki, işte ona da çok güveniyordu… Çalışkandı... Cesur ve becerikliydi. Yılmayacaktı. Kafasına koyduğunu yapan bir karaktere sahipti. Güveniyordu öz benliğine. Destek görmese de atacaktı ilk adımı.


Eğer bir lezzet tattırılarak, hizmet sunularak; bir değer yaratılıp, ekonomiye katkı sağlanacak ise, bu katkının doğup büyüdüğü ve çok sevdiği Gülşehir’e sağlanması gerekirdi. Düşündü taşındı ve ilk adımın Gülşehir’de atılmasının uygun olacağına karar verdi.


Ve şimdi Gülşehir’imiz bir kadın girişimci tarafından açılan ve lezzet sunulan “ YADİGÂRIN YERİ” isimli bir iş yerine sahiptir.


Burada bizzat Yadigâr Hanımın hazırladığı peynirli, kıymalı, sucuklu, patatesli ve soğanlı (isteğe bağlı) gözleme çeşitleri sıcak sıcağına ayran eşliğinde ikram edilmektedir. Yumuşacık etlerle yapılmış kavurma sade olarak ekmek arasında söğüşle birlikte sunulmaktadır.
Sabah ve akşam saatlerinde mercimek, işkembe ve bol beyinli kelle paşa çorbalarının da servis edileceği mekânda, haftanın belirli günlerinde mantı, kuru fasulye ve içli köfte gibi özel ikramlarda da bulunulacaktır.


Hani “ben bir yemek yapayım da gör, nasıl parmaklarını yersin.”denir ya. Hazırladığı yiyeceklerin lezzetine güvenen Yadigâr Hanım, “Ben müşterimin, parmağını değil, afiyet ve zevkle, hazırladığım yemekleri yiyeceğinden eminim.”diyor.


Yadigâr Hanımın başarılı olacağına biz de inanıyor, güveniyor ve takdir ediyoruz. Hayırlı olmasını diliyoruz.
Başta İlçe yöneticilerimiz olmak üzere Gülşehirli hemşerilerimizin de gösterecekleri ilgi, kadın emeğine gösterilen saygının bir ifadesi olacaktır. Yadigâr Hanımın başarısı daha başka başka girişimci kadınlarımıza örnek olacak ve onları cesaretlendirecektir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu