DEMİRCİ ZANAATI VE DEMİRCİLERİMİZ
İSMAİL GÜR

DEMİRCİ ZANAATI VE DEMİRCİLERİMİZ

Demircilik zanaatı ve demircilerimiz.


İki hafta önce Nalbantlık mesleğini ve bu mesleğin İlçemizdeki son temsilcisi Kadir ustadan bahsetmiştim. Bu hafta da demircilik mesleğinden ve İlçemizde iz bırakan demircilerden bahsetmek istiyorum.

 


Baktığımızda görürüz ki; tarihte en eski ve ilk meslek “Demirciliktir”. Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerimde de bu meslekten bahsedilir: Enbiya ve Sebe surelerinden demirin, Hz. Davut’un parmakları arasında bir mum gibi yumuşadığını ve ilk zırh gömleğinin de Hz. Davut tarafından yapıldığını anlamaktayız.

 


Demirciliğin Piri olarak kabul edilen Hz. Davut’un kızgın demiri eliyle tuttuğuna ve elini ateşe sokabildiğine inanılır.

 


İlçemizde demircilikle ilgili bir konu açıldığında akla gelenlerin başında Demirci Haydar usta ile onun yanında yetişen Şambaz ustanın olduğu görülür. 

 


Gerçek adı Vahdettin olan, 1341(1925) doğumlu Şambaz Usta’nın hayatı, demircilikle başlayıp demircilikle son bulmuştur. Öyle bir âşık olmuştu ki mesleğine; gün doğuşundan gün batımına kadar hiç dükkânından ayrılmazmış. Tezgâhından başka bir şey görmeyen gözleri 2009 yılının birinci ayında ebediyen hiçbir şey görmemek üzere kapanmış ve hayata veda etmiştir.

 


Şambaz Usta uzun yıllar çıraklık, körükçülük, yan çekiççilik ve kalfalık yaptıktan sonra nihayet 1964 yılında İlçemizde yeni adı Çalışanlar mahallesi olan Muhacir mahallesinde ilk dükkânını açmış ve dört çocuğundan biri olan 14 yaşındaki Hasan’ı da yanına çırak almıştır. 

 


Küçük yaşta babasını yanında çırak olarak işe başlayan ve halen bu mesleğin son temsilcisi olan Hasan Ustayı bir gün ziyarete gittiğimde kendisini sanayi sitesi 7. blok17 numaralı iş yerinde tezgâhın başında yalnız otururken buldum. O günlerde İlçemizde düzensiz ve sık sık yapılarak halkı bezdiren elektrik kesintisinin hışmına uğradığını anladık. Koca sanayi sitesinde sinek vızıldasa duyuluyordu.

 


Hasan Usta; babasının yanında çıraklığa başladığı tarihten beri küçük çiftçilere el zanaatı ile tarım aletleri yaptıklarını anlattı. Bel, kazma, kürek, balta, nacak, keser, pulluk, tırmık, çapa, orak, kilit yaptıklarını, bunların yanında özellikle 1970 li yıllara kadar kağnı ve at arabası tekerlerinin çevre demirlerini yaptıklarını belirti.
“Demirci, demiri tavında döven adamdır.” Diyerek söze başlayan Hasan Usta, elektriğin ve gelişmiş makinelerin devreye girmesi ile kendi kafa ve el becerilerinin teknolojiye kurban gittiğinden yakındı.

 


Zanaatı öğretecek çırak bulunmamasından da yakınan Hasan Usta, derin bir iç çekerek “ Ah!.. Keşke hevesli bir çırak bulsam da zanaatı öğretsem ve tezgâhımı da olduğu gibi kendisine parasız devretsem. En büyük ve tek isteğim budur.” dedi. “Gelmiyor ama yine de arada bir şaşırıp çıraklık için gelen olursa, o da öğrenmeyi değil, hemen para kazanmayı istiyor.”diye ekledi. 

 


Bu meslekten resmi olarak emekli olduğu halde, gönül bağından dolayı işini devam ettirdiğini özellikle belirten Hasan Ustaya biz de hayır dileklerde bulunarak yanından ayrılmıştık.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu