GÜLŞEHİR'İN GERÇEK ABİSİ
CAN TAŞKIN

GÜLŞEHİR'İN GERÇEK ABİSİ

Bu haftaki konumuz; İnsan yaşadığı kente sahip çıkmak isterse başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Hayatımın ve çocukluğumun geçtiği Gülşehir; senin suyundan içen bir, içmeyen bin pişman… Hele bu ilçeden üç gün uzak kalında görün bakın nasıl tütüyor burnunuzda…


Gülşehir, Nevşehir iline bağlı, 16 km mesafede, Kızılırmak'ın güney kenarında bulunan bir ilçedir. İç Anadolu Bölgesi’nin orta kısmında yer alan ilçe, Nevşehir ilini Hacıbektaş, Kırşehir ve Ankara’ya bağlayan yol üzerinde kurulmuştur.

 

Gülşehir, güneyde Nevşehir ili; kuzeyde Hacıbektaş ilçesi; doğuda Avanos ilçesi; batıda Kırşehir ve Aksaray illeri ile çevrilidir. İlçeye bağlı 5 kasaba ve 28 köy bulunmaydı. Ama ilçede 5 kasabanın ikisi ilçeye bağlanarak mahalle oldu. Bu kasabalar Tuzköy ve Karaçaşar kasabası ilçeye bağlandı ve mahalle oldu. Diğer kasabalar Abuşağı, Gümüşkent ve Ovaören köy oldular. Dolayısıyla kasaba olma olayı bitti. 

 

Nüfusu 12300 olan ilçe sosyo-ekonomik açıdan gelişmişlik düzeyini yakalamıştır. İlçe halkının dışa açılım çabaları çok fazladır.

 

Hal böyle olunca da ilçede bazı sıkıntılar bazı konuymalar olmuyor değil. Her ilçede böyle şeyler olduğunu düşünüyorum. Mümkün oldukça da tespitlerimi değerlendirmelerimi sizlerle paylaşıyorum.

 

Peki son yıllardaki turizme yönelik hızlı ataklar ilçenin bölgede önem kazanmasını sağlamış, böylelikle sosyal ve kültürel yaşantıda hareketlenmeler başlamıştır.

 

İlçe eğitim ve öğretim yönünden geri kalmışlık duvarını yıkmış olup; okuryazarlık oranı ilçe genelinde yüksektir. İlçenin temel geçim kaynaklarını turizm, ticaret, tarım ve hayvancılık gibi iş kolları oluşturmuştur.

 

Aldığım duyumlara göre çevre il ve ilçelerdeki iş adamları için iştahını kabartan bir ilçe olduğuda kesintir.

 

 

13 bin nüfuslu küçük bir kent ama büyük bir aile olan Gülşehir, benim vazgeçilmezimdir. Gülşehir ilçesi kurulduğu günden bu yana doğru adımlarla daha modern ve sosyal donatıları olan bir kent olabilirdi. Lakin gerek kentin siyasileri gerekse bürokratları bu güne kadar Gülşehir’in sosyal bir kent olması yönünde ciddi adımlar atmayı öncelikleri arasına koymadı.



Gülşehir’in sahiplenecek ve ağabeyliğini yapabilecek birisinin olmayışı Gülşehir’de en çok konuşulan konulardan biridir. Aslında ağabey aramak yerine bu kentin her bir bireyinin Gülşehir’in gerçek sahibi ve ağabeyi olduğunu bilmeleri gerekir.

 

Kişiler bireysel taleplerini ellerinin tersi ile itip bunun yerine toplumsal fayda sağlayan taleplerin takipçisi olduğu zaman Gülşehir gerçek sahipleri ile birlikte hak ettiği yere gelecektir.



Okurlarımdan biri “Ne yapılmalı” diye sorabilir. Şu yapılmalı; Gülşehir görsel anlamda değişmelidir. Şöyle ki; Gülşehir’in giriş ve çıkışları ivedilikle açılmalıdır. Gülşehir’in tek işlek caddesi olan Kızılırmak Caddesi’nde değişim ve dönüşüm yaşamalıdır.

 

Gülşehir’in imar izinlerindeki yüzdelik oranları arttırılmalıdır. Çünkü bu oranın arttırılması ile birlikte önde gelen inşaat firmaları ve müteahhitler için ilçemiz cazibe merkezi haline gelecektir.


Aslında konu Gülşehir olunca yazacak çok şey var. Lakin yazının uzunluk sınırından dolayı konuları kısa kısa geçmek zorunda kalıyorum. Her hafta bana ayrılan bu köşeden daha güzel bir Gülşehir için fikirlerimi aktarmaya devam edeceğim. Önümüzdeki hafta görüşmek üzere Allah’a emanet olun…

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu