Gülşehir in Ufkunu Açacak Bir Yazı
CAN TAŞKIN

Gülşehir in Ufkunu Açacak Bir Yazı

 

Köye dönen ilçenin ufkunu açacak müthiş projelerden bahsedelim. Gülşehirli yöneticilerinin kulağına küpe olması gereken projeler, ilçenin geleceği için büyük önem taşıyor. 

 

İşte, uzun ama tarihi öneme sahip projeleri ve analizleri:

“Herkesçe bilinen gerçek şirin, küçük ilçemizin temel geçim kaynağı gurbet. El ayak tutmaya başlayıp, birazcık serpilen gençler başta olmak üzere herkes inşaatlara, fabrikalara veya bulabildikleri işlere rızkı ve geçimini temin etmek için mecburen gitmek zorunda kalıyor. Bu durum adeta ilçemizin ve insanlarımızın kaderi gibi algılanıyor ve kanıksanıyor.

 

 

Biz de bu kaderden payımıza düşen durum gereği otuz yıldır yatak - yorgan  gitmediğimiz  

yeri kalmadı güzel yurdumuzun. Bizler yine şanslıydık ülkemizin çeşitli bölgelerinde çalışma olanağı bulabilmiştik. Oysa ilçe sakinleri yurt dışına onlarca ülkeye gitmek zorunda kaldılar. Bu durumun ailelere  yaşattığı olumsuzlukları, travmaları bilmeyen yoktur. Çünkü her aile bunu yaşamıştır.

     Biz  GÜLŞEHİR ‘ liler “ Bir gitmeye meraklıyız bir de gelmeye ! “ diye sohbetlerde birbirimize takılmadan edemeyiz. Ama artık gidenler gelmiyor. Nedeni ise herkesçe malum olan  İŞSİZLİK- İŞ YOK !!!

     Biz ise gözümüzü açsak – kapasak hala GÜLŞEHİR diyoruz.  Dışarıda kazandığımızı son kuruşuna kadar GÜLŞEHİR ’ e yatırıyoruz. Bütün yatırımlarımız, hayallerimiz GÜLŞEHİR üzerine, umutlarımız GÜLŞEHİR için…

     Artık biz de varız; biz de buradayız; bizim de söyleyecek sözümüz var GÜLŞEHİR üzerine deme vakti gelmiştir.

     Bizler el ele, gönül gönüle, omuz omuza verdikten sonra yapamayacağımız iş, aşamayacağımız dağ, engel var mı acaba?  

 

Bizim bu durumda olmamıza neden dün yaşayan büyüklerimiz değil mi?

 

Şimdi yaşayanlar olarak onları suçlu bulmuyor muyuz?

 

Peki yarın çocuklarımız bizi suçlamayacak mı?

 

Onlar için ne yaptık? Ne yapıyoruz?

 

Nasıl cevap verecek, yüzlerine nasıl bakacağız?

 

Biz de önce bir özeleştiri yapalım. Kendimizi yoklayıp hesaba çekelim.

 

 

Gece yatağa yattığımızda, başımızı yastığa koyduğumuzda tıpkı emir-el mümin-in halife Hz.Ömer (r.a) gibi soralım kendimize “ Bu gün ALLAH (C.C) için ne yaptın?” sonra biz ilave edelim devamını getirelim. “ Bu gün vatanın, memleketin için ne yaptın?

 

 Bu gün ailen, çocukların için ne yaptın?

 

Bu  gün torunların için ne yaptın?  “halka hizmet HAK’ka hizmet” bilinciyle hareket edelim ve bunu hiç aklımızdan çıkarmayalım.”

 

 

Tıpkı ünlü Amerikan kızıldereli şefi SEATTLE ‘ın dediği gibi “ Dünya bize dedelerimizden miras kalmadı; biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık !!!” 

 

 

İşte gördüğünüz, bildiğiniz gibi dünyaya geldik, gidiyoruz.  Geriye hayır dua  ile yad edilebilecek bir şeyler bırakabildik mi?

 

Bu yüzden ünlü ozanımız YUNUS EMRE ‘ ye kulak verelim: “ Biz gelmedik dünyaya kavga etmeye /Bizim işimiz sevgi için/ Gelin tanış olalım / İşi kolay kılalım / Sevelim sevilelim / Bu dünya kimseye kalmaz!!!” Bundan sonra bırakalım dedikoduyu, hasetliği. Yok o onu dedi, şu şöyle yaptı. Birbirimiz hakkında ön yargılı olmayalım.

 

 

ALBERT EINSTEİN boşuna dememiş ”Ön yargıyı parçalamak atomu parçalamaktan daha zor” diye. Birbirimizle konuşalım, birbirimizi  dinliyelim , anlamaya çalışalım, empati kuralım. Birbirimize saygı duyalım. Birbirimize sûi-zan da(kötü düşünce) bulunmayalım, hüsn-ü zan (iyi düşünce) besleyelim. Birbirimize köstek değil destek olalım. El birliği ile ilçemizi, dolayısıyla insanımızı, kendimizi kalkındıralım Atalım üzerimizdeki uyuşukluğu, silkinelim gitsin üzerimizdeki ölü toprağı. Hep birilerinden (devletten) bir şey beklemeyi bırakalım.

 

 

Kendi göbeğimizi kendimiz keselim. Unutmayalım ki OSMANLI istişare meclisinden çıktı. Ortak akıl kuralım ortak akılla hareket edelim. Kimseyi dışlamadan, kategorize etmeden, cepheleşmeden herkesin kişiliğine ve fikirlerine saygı duyup sahip çıkalım. “ el elden akıl akıldan üstündür “atasözümüze kulak verelim. İster iş adamı, ister bürokrat, ister gurbetçi, ister işçi, ister çiftçi, isterse dağda çoban olsun. İçimizden çıkardığımız değerlerimize , insanımıza sözde değil özde sahip çıkalım sahiplenelim bağrımıza basalım, kucaklayalım, bütünleşip birleşelim bir olalım birlik olalım. Gurbette yaşıyorlar, buradan uzaklar, buradan ,sorunlardan bihaberler diye ön yargıyla yaklaşılmasın. Onların her gün, her an memleket, vatan hasretiyle yanıp tutuştukları, hayallerinde, düşlerinde geri döneceklerini ve yarım kalan hayallerine, rüyalarına kaldıkları yerden, doğdukları topraklardan devam etmek istedikleri, eğer ömürleri yetmez ise cenazelerinin döneceği yerdir GÜLŞEHİR!!!  Siyasilerin sıkça şeyh EDABALİ ‘nin sözüne atıf yaptıklarına şahit oluruz “İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN!” Fakat bunu sadece söz olarak söyleyip geçerler, sözü uygulama kısmı arafta kalır. Oysa ayni şeyh EDABALİ ‘nin çağlar öncesinden bu günkü yöneticilerin kulaklarına küpe olacak ünlü nasihatından bir pasaj okumadan geçmeyelim:

     Ey oğul!... Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül alma sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik, yanılgı bize; hoş görmek sana. Kem göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana. Ey oğul!...Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana. Bu yolda hırs, diken; benlik ve kibir engeldir oğul.Sakın ha  kendine takılmayasın ve kendinde boğulmayasın     Ey oğul!...Teklik sadece ALLAH(C.C)’a mahsustur, tek başına karara durup hoyrat dünyanın dayanılmaz ağırlığını kaldırmayasın. İşlerini ehil kişilerle, ehil kişilere danışarak tutasın. Danışırsan yol alırsın, danışmazsan yolda takılıp kalırsın oğul. Oğul, açık sözlü ol!... Her sözü üstüne alma, gördüğünü söyleme, bildiğini bilme, sözünü unutma sözü söz olsun diye söyleme…. 

      Bizi yöneten tüm yönetici ve idarecilerimize ithaf olunur. Defalarca okunup anlayarak o ruh ile hallenerek o ruha uygun davranışların gereğini yerine getirerek toplumun tüm kesimlerini içtenlikle kucaklayarak GÜLŞEHİR’imizi yarınlara taşıyalım. Örfümüz olan imeceyi tekrar hayata geçirelim. Konuya komşuya yardıma gidelim, gençlere örnek olalım, teşvik edelim. Hal hatır sormayı, selamlaşmayı, güler yüzü, tebessümü eksik etmeyelim hayatımızda. Ben ne köyler gördüm muhtar yarın şurda şunun için imece var diye anons her aileden bir kişi muhakkak orda. Gelemediyse bir yevmiye yollamış. Gidin bakın çiçek gibi her yerleri. Peki biz neden yapmayalım, yapamayalım. Unutmayalım ki hepimiz aynı gemideyiz. Gemi batarsa hepimiz gideriz.Bu gemiyi yüzdürüp gideceği limana ulaştırmalıyız elbirliğiyle. Nazım HİKMET’in dediği gibi ”Sen yanmazsan, ben yanmazsam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?” İhtiyacımız olan tek şey içimizdeki, özümüzü, benliğimizi ortaya çıkarmak, yeniden kazanmak. Bunun için de bir kıvılcım gerekli. Biz o kıvılcımı yakmak için buradayız yakmaya adayız. Gelin hep beraber kıvılcım olalım ve birbirimiz, ilçemiz,  çocuklarımız, torunlarımız, yarınlarımız için yanalım. Ne dersiniz? Varmısınız hep beraber yanmaya? Sloganımız “DÜNYADA TÜRKİYE/ TÜRKİYE’DE NEVŞEHİR  NEVŞEHİR’DE GÜLŞEHİR” Vizyonumuz”Daha çağdaş, daha yaşanabilir modern GÜLŞEHİR!!!” Misyonumuz”Hep beraber ileri daha çok çalışarak daha ileri” Sözlerimize fahri kainat Peygamber efendimiz Hz.MUHAMMED MUSTAFA (SAV) hazretlerinin bir hadis-i şerifiyle son verelim.”Dünya nimetlerinden bir tanesi de kişinin doğduğu yerde doymasıdır.” Gelin hep beraber doğduğumuz yerde doyalım.Biz doğmadıysak çocuklarımız, torunlarımız doğsun. Biz doymadıysak çocuklarımız, torunlarımız doysun Ne dersiniz?!!! Olmaz mı????!!!

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu