Türkiye Gerçekleri ve Malkafa
CAN TAŞKIN

Türkiye Gerçekleri ve Malkafa

Bak sana ne anlatacağım..?


Bu yazacaklarımı herkesimi ilgilendiriyor. Gerçi herkes siyasi görüşüne göre okuyacaktır ama ne yapabilirim değinmek gerekiyor.....

 

Ülkemizde bu dönemlerde 1998 dönemi gibi PKK ve şehit haberleri çoğaldı. Gerçekten çok sevinilecek haberler değil.. İnsan olarak bazen göz yaşları ile takip ediyoruz. Peki elimizden duadan başka bir şey gelmiyor demeyelim.

 

Yapacak çok şey var ancak iş, aman bize dokunmasın bunlar boş iş olduğu ve düşündüğümüz için yerinde tepki vermeyince sonra geç kalınılıyor maalesef

 

Sahiden “sağ” nedir, “sol” nedir hiç kafa yordun mu?
Tuturmuşsuk sağ sol ak kara milliyetçi dinci dinsiz önümüzde olanlara baktığımız yok....

 

Önce kendimize bir bakalım ne kadar bu ülkeye hizmet ediyoruz......

 

Hangi şeyleri protesto ediyor güzel şeylere güzel diyoruz... Birbirimizin kalbini ufak tefek şeyler için kırıyoruz...

 

Az bir eleştiriye dayanamıyoruz....... Ondan sonra memleketi düzeleceğini söyleyip kendimizi kandırıyoruz.....

 

 

Cengiz Aytmatov’u bilirsin.
Kırgız Türk’ü…
Türk birliğinin yılmaz savunucusu.

 


Dünya edebiyatına armağan ettiğimiz Lenin ödüllü usta bir kalem…


1980 yılında yazdığı bir romanı var: “Gün Olur Asra Bedel”

Okudun mu? Kişinin, öz köküne yabancılaşmasını anlatır. Bunu Türk “Mankurt Efsanesi”ne dayandırır. Şöyle….


Juan-Juan adlı barbar bir toplum, tutsak ettiği kişileri işe yarar köleler haline getirmek için belleklerini silerek “mankurt” haline getirirmiş..!

 

Bir insanı “mankurt” yapmak istediklerinde bak ne yaparlar:


- Tutsak kişinin saçları iyice kazınıyor,
- Kafasına devenin boyun derisi gerdirilerek geçiriliyor,
- Tutsak başını yerlere vurmasın diye bir kütüğe bağlanıyor,
- Yürek parçalayan çığlıkları duyulmasın diye elleri ayakları bağlı olarak ıssız bir yerde sıcak güneş altında dört beş gün aç susuz bırakılıyor,
- Sıcağın etkisiyle deve derisi büzülüyor ve bir mengene gibi kafayı sıkıştırıyor,
- Deve derisinin artık kafa derisiyle bütünleşmeye başlamasıyla kazınan saçlar yeniden uzamaya başlıyor,
- Fakat, deri kafaya o kadar yapışıyor ki, zaten sert olan deve derisi sıcağın etkisiyle iyice sertleşiyor ve uzayan saçlar deriyi delip uzamasına devam edemiyor,
- Bu nedenle saçlar kafanın dışı yönünde değil, içine doğru uzamaya başlıyor,
- Sıcaktan büzüşen deve derisinin kafatasına yaptığı baskı ve kafanın içinde ters yönde uzayan saçların kafatasını delip, beyne doğru ilerlemesiyle tutsak büyük acılar çekiyor,
- Beşinci günün sonunda tutsakların çoğu ölüyor,
- Sağ kalan tutsak zamanla kendine geliyor; yiyip içerek gücünü toparlıyor.

- Ama o artık bir insan değildir; ölünceye kadar geçmişini hatırlamayan “mankurt” olmuştur. Artık hafızası yoktur…

 

Kim olduğunu, hangi soydan geldiğini, anasını, babasını ve çocukluğunu bilmez hale geliyor.
Düşünememektedir…

 

İnsan olduğunun farkında değildir. Ağzı vardır, dili yoktur; kaçmayı dahi düşünmeyen, hiçbir tehlike arz etmeyen bir köledir sadece.

Bilinci, benliği olmadığı için, sadece efendisine boyun eğen bir köle…

 

Evet… Mankurt, için önemli olan tek şey efendisinin emirlerini yerine getirmektir…

Akıl yoksunluğunu ifade eden “mankurtlaşma” artık bir kavram olarak kullanılmaktadır.

 

Bizim Gülşehir de ve yani Anadolu’da “mankafa” derler!..

 


Kimbilir… Belki de…
Cengiz Aytmatov  bizleri daha o günden uyarmak istemektedir… Anlayana…

 

PEKİ GÜLŞEHİRLİ ARKADAŞLAR AGABEYLER ŞUNLARI BİR SORALIM KENDİMİZE ....

Türk Bayrağı’nın yakılmasını, göklerden/direklerden indirilmesini protesto ettin mi?
Hayır!..

Atatürk heykellerinin parçalanmasını protesto ettin mi?
Hayır!..

Bu ülkenin parsel parsel özelleştirme adı altında satılmasını protesto ettin mi?
Hayır!..

Türk kimliğinin-kavramının Anayasa’dan çıkarılmak istenmesini protesto ettin mi?
Hayır!..

Devlet nişanından, devlet kurumlarından Türkiye Cumhuriyeti ibaresi kaldırılmasını protesto ettin mi?
Hayır!..

Andımızın kaldırılmasını protesto ettin mi?
Hayır!..

23 Nisan, 19 Mayıs milli bayramlarının kaldırılmasını protesto ettin mi?
Hayır!..

Soma katliamını protesto ettin mi?
Hayır!..

Doğa katliamlarını protesto ettin mi?
Hayır!…

Kuzey Irak’ta Türkmenlerin katledilmesini protesto ettin mi?
Hayır!..

Süleyman Şah Türbesi’nden kaçılmasını protesto ettin mi?
Hayır!..

Ülkenin parçalanma projelerini protesto ettin mi?
Hayır!…

Peki neyi protesto ettin?

 

Kahvede veya başka yerde konuşmak veya facebookta yazmak dışında ne yaptık biz ?

 

“Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan bizler ,Türk Milliyetçileri, Türk İslam Ülkücüleri, Türk milletinin ahlak değerleri ile ters düşen ve sanat adı altında perdelenmek istenen bu çirkin sergiyi kabul edemeyiz.”

Demek:
Türk kavramının yok edilmesi, Türk bayrağının yakılması, Atatürk heykelinin parçalanması, Andımız’ın- ulusal bayramlarımızın kaldırılması, “ahlaki değerlere” uygunmuş ki sesin çıkmadı!..

 

Türklüğün sadece “bacak arasına” indirgendiğinin farkında değil misin!..

Bir kardeş mektubudur bu… partizanlık ile alakası yoktur.

 

Ancak şu iyi bilinmelidir ki Kahvede veya başka yerde konuşmak veya facebookta yazmak dışında elimizde yapılacak o kadar şey var ki ancak önce ne yapacağımıza karar vermek lazım....

 

Müftünün arabası ile onun makamı ile değil hizmet için eleştiri yada direk dikilip karşısına bir şey söyledik mi hiç....

 

Siyasilere yüzüne gülücükler saçıp arkadan konuşmak olmaz... Bir tevekkül edelim Cenabı Allah takdir edecektir. 

 

Geçenlerde Gülşehirde çindeki kardeşlerimizi protesto etmek için bir yürüyüş yapalım dedik malesef herkes ben katılırım derken Kaymakamlığa nüfus cüzdanı verilecek denilince ha öylemi ben veremem diyenlerin yaşadığı memlekette eminimki kendi evine ateş düşmedikçe bazı şeyleri bilmeyenlerimiz var.... Ateş elimizi yakmadan onun açısını hissetmek önemlidir.

 

Bela kapımızı çalmadan belayla savaşmak lazım önlem almak lazım... karşı eve hırsız girdiğinde hırsızı görüp aman benim eve girmedi diye gerekeni yapmamak olmaz. Gün gelir o hırsız senin evine girer.... 

 

Gündeme dair bir yazı yazalım dedim sürç-ü lisan ettiysek affola......

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu