Gözlerde İhanet Varsa Sözlerde Sadakat Aranmaz
CAN TAŞKIN

Gözlerde İhanet Varsa Sözlerde Sadakat Aranmaz

“Gözlerde İhanet Varsa,

Sözlerde Sadakat Aranmaz…”

 

“Sadakat olmalı adın

Varsa kendine saygın

Aldatmayı marifet saymayacaksın

Oynamayacak gözün kaşın

Ya gidecek,ya kalacaksın

Ya sevecek,ya vazgeçeceksin

Aynı yerde olacak

Bedenin ve aklın “

 

Türk Dil Kurumunun sözlüğüne baktığımızda;Sadakat “İçten bağlılık sağlam ve güçlü dostluk”anlamına gelmektedir.

 

 

Sadakat ,karşımızdaki insana saygımızı gösteren bir davranıştır,her şey sadakatle başlar. Sadakat asla körü körüne bağlılık değildir, aksine tam bağımsızlıktır.Çünkü hür değilsek, düşüncelerimize gem vurmak zorundaysak,sadakat’ın bir anlamı yoktur. 

 

 

Sadakat’ın söz konusu olduğu durumlarda bazı keyfiyetlerin askıya alınması gerekebilir. hedefe ulaşmada, içinde bulunduğumuz toplumun ortak gayelerine göre hareket etmemiz kaçınılmaz bir hal alabilir. bunu idrak edebilmek ise,her baba yiğit’e nasip olmaz,tıpkı Hz.Mevlana’nın günümüz olaylarına ışık tutan  ve sadakatı anlatan sözü gibi ”Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atılana kadardır.”

 

 

Yani işin özü sadakat, özgür ve zeki bireylerin zamana, mekana ve şartlara göre gösterdiği fedakarlıktan başka bir şey değildir.

Sadakat ,yüzyıllar boyu insanlık tarihinden beri hep sorun olmuştur. aslında kimse kimseye sadık kalmaz,herkes çıkar güder bu hep böyledir,çıkarın bittiği yerde sadakat de biter.

 

İşte Sadakat üzerine kaleme alınmış bir “kıssadan hisse”…

“Göçmen kuş bütün bahar ve yaz boyunca, küçük köyün üstünde uçmuş serçeyle beraber.Küçük sinekleri, kurtları yemişler, kış yağmurlarıyla şaha kalkmış derelerden su içmişler, masmavi gökyüzünde dans etmişler;çiçek açan ağaçlara konup, papatya tarlalarında gezmişler. Birbirlerine söz vermişler; ''AYRILMAYACAĞIZ'' diye. Ama kış gelmiş , göçmen kuş, adına yakışanı yapmaya karar vermiş . Serçe ise her zamanki gibi kendi vatanına sadık ama sevgi de yabana atılmaz bir gerçek. Ayrılık acı, ihanet kötüymüş serçe için. Göçmen kuş içinse yaşamak önemliymiş . ''Gel demiş serçeye benimle beraber. Başka bir bahara uçalım! '' Serçe '' Burada bekleyelim yeni baharı cevabını vermiş. ''Ama kış acımasızdır'' diye ısrar etmiş göçmen kuş ; Yaşayamayız burada, aç kalır üşürüz! ''SERÇE'' için gitmek nasıl bir ihanetse yaşadığı yere, kalmak ta aynı ihanetmiş sevgiliye. Ve karar vermiş sevgiyi seçmiş. Göçmen ve serçe çıkmışlar yola. Ama serçe zayıfmış, onun kanatları uzun uçuşlar için değil. Dayanamayacakmış bu yola. Bir fırtına yaklaşıyormuş. Göçmen hızlı uçuyormuş, fırtınaya yakalanmayacakmış ! Ama serçe iyice zayıf kalmış, yavaşlamaya başlamış. Göçmene '' duralım '' demiş ; ' N'olur biraz dinlenelim! ''Göçmen itiraz etmiş,'' fırtınada ölürüz. Gayret et, birazdan okyanusa varacağız demiş! Serçe peşinden son bir gayretle gitmiş göçmenin. Birazdan varmışlar okyanusa. Serçe artık dayanamıyormuş. Son bir sevgi sesiyle seslenmiş göçmene: ''Artık gidemiyorum!'' Göçmen serçeye bakmış, ve devam etmiş!

Okyanus çok büyükmüş, serçe ise çok küçük.

Serçenin sevgisi de çok büyükmüş ama göçmenin çok küçük.

Sonuç mu ?

Serçe sulara gömülmüş.

Mavi sularında okyanusun bir minik ''SADAKAT'' yatıyormuş...

Yeni bir baharın koynunda ise koca bir ''İHANET'' uçuyormuş ...”

 

 

Bu yazımı;

Karga sürüsü gibi bir araya gelip ihanet üretip,”Körler sağırlar birbirini ağırlar.” Gafleti içinde sadakattan uzak ve ihanet içinde olanlara ithaf ediyorum.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu