Neymiş Bu Gülşehir'den Bir Halt Olmazmış
CAN TAŞKIN

Neymiş Bu Gülşehir'den Bir Halt Olmazmış

Gülşehir ilçesinde sivil toplum örgütü neden yok. Halk birbirine bu kadar tutkun iken birbirlerine neden bu haftada sosyal toplum bilgisi ve gönüllüğü kaleme almak istedim.

 

Ve Neden Gülşehir ilçesinde yardım yardımlaşma veya Gülşehirde yaşayanların hakkını savunan bir dernek cemiyet ve platform olmaz ki ?.

 

Başkanların , Siyasilerin veya bürokratlarının  yapamadığını acaba bu tip dernekler ile Gülşehir için elde edebilirmiyiz. diye bir düşünceye sahip oldum.

 

Bu soruya yanıt ararken öncelikle siyasetten ne anladığımızı ortaya koymak gerekir.

 

Siyaset günlük parti politikalarından, delege sisteminden, mitinglerden, seçim çalışmalarından ibaret bir alan mıdır?

 

Yoksa siyasetten, bir yönetim biriminin (uluslararası kuruluşlar, ülkeler, şehirler, ilçeler, mahalleler) kapsadığı alan içindeki kanun ve kuralların belirlenmesini, o alanda yaşayan insanların bugün ve geleceklerini belirleyen kararların alınmasını mı anlamalıyız?

 

Siyaset’in doğru tanımı bence ikincisidir ve bu anlamda STK’lar kesinlikle siyaset yapmalıdır. 

 

 

Svil Toplum Kuruluşu Nedir ? Yani kısaca STK neye yarar onu bir irdelemek lazım

 

STK’lar belli bir coğrafyada yaşayan insanların kaderlerini belirleyen kural ve kararlarla ilgilenmeli ve bunların oluşturulmasında rol üstlenmelidir. Türkiye, temsili demokrasiden çoğulcu ve katılımcı demokrasiye geçiş sürecini yaşamaktadır.

 

Peki Temsili Demokrasi ile çoğulcu ve katılımcı demokrasi Nedir ?

 

 

Temsili demokrasi ile katılımcı demokrasi arasındaki temel farkı ortaya koymak gerekirse; Temsili demokrasi, çok basit anlatımla, “4 yıl için temsilcini seç, sonra hiçbir şeye karışma” demektir.

Onlar senin adına her şeyin en iyisine karar verirler.

 

 

Katılımcı Demokrasi ise farklı toplumsal kesimlerin, farklı görüşlerin ve farklı “çıkar gruplarının” karar alma süreçlerine sürekli katılım gösterdiği bir yönetim modelidir.

 

 

Günümüzün çağdaş demokrasilerinde hükümetler iktidarlarını belli ölçüde STK’larla paylaşmak durumunda kalmaktadır. Türkiye’de halen sıkılıkla rastladığımız siyasetçi tavrı şudur: “siz kendi işinize bakın, siyasete karışmayın, siyaset bizim işimiz” Bu klasik bir temsili demokrasi refleksidir. Bunu söyleyenler bugünün değil dünün temsilcileridir.  Bu gerek Yerel yönetimlerde gerekse genel yöneticilerin kullandığı bir terimdir. Ancak yanlıştır.

 

Bugün çağdaş dünyada demokrasinin geldiği noktayı özümseyememişlerdir. Katılımcı demokrasinin vazgeçilmez unsuru tartışmadır. Bir ülkede, herhangi bir konuda farklı kesimlerin farklı görüşleriyle şekillenen bir tartışma ortamı yoksa orada demokrasi eksiktir.

 

 

Katılımcı demokrasi modelinde, STK’lar kendi ilgi ve faaliyet alanlarına giren konularda siyasi karar alma süreçlerine katılırlar. Siyasi karar alma süreçleri derken neyi kastediyorum?

 

 

Tabii en başta yasama süreçleri, Meclis çalışmaları. Meclis Komisyonlarına aktif katılım, milletvekilleriyle temas. STK’lar son yıllarda yasama süreçlerine katılım konusunda mesafe kat etti ancak yeterli değil.

 

 

Günümüz çağdaşlaşan toplumlarının aktif bireylerinin, devlet veya politik alanlar dışında farklı örgütlenmelerle kendi kaderlerini tayin etmek adına atılımlarda bulunması kaçınılmaz bir olgu haline geldi.

 

Modern toplumun getirisi; pasif birey yerine aktif,  kaderine yön veren bireyin varlığı, enformasyon-bilgi toplumu ve globalleşme, refah devlet anlayışından neo-liberal devlet anlayışına geçilmesi sivil toplum kavramının gün geçtikçe kamusal alanda öneminin artmasını sağlamıştır.

 

Kamu dışında devletin dahi demokratikleşme, toplumsal kalkınma gibi süreçlerde sivil toplum hareketlerini desteklediği görülmektedir. 

 

Peki hiç merak ettiniz mi ? Nevşehir dahil Gülşehir dışında bir çok sivil toplum örgütleri varken acaba Gülşehir ilçesinde toplum için çalışan bir örgüt, dernek, cemiyet, platform adını ne koyarsanız koyun neden yok. Avcılar , Güvercinciler, siyasi parti güdümlü ocak dernek olduğu halde neden tüm ilçeyi kapsayan siyasi amacı olmayan bir dernek olmaz hiç kendinize sormadınız mı  ?

 

Hal böyle oldukça bu ilçeye ve yaşayanlarına sahip çıkmadıkça hep dışarılara gıpta ile bakar hep birbirimizin kuyusu kazar hale geliriz. Sanmayınki bazı şeyleri bilinmiyor görünmüyor.

 

Dışarıda biri bir Gülşehirliyi sorduğunda hep kötülüyoruz. Can Taşkın’ı tanıyor musun. Evet tanıyorum yaramaz adam aman ona mal verme aman ona söyle yapma hep kendimize istemekten birilerini kötülemeyi yol seçmişiz. Bunlardan uzaklaşmamız gerekir. Gülşehirde yaşayan herkesi kötüleyerek sende kötü oluyorsun haberin yok. Neyse bu haftada bu konuya değenelim dedim. Eminim içerinizden senmi düzelteceksin. Boş ver diyenleriniz mutlaka oluyordur. Karınca hesabı biz safımızı belli ediyoruz. Sizlerde safınızı seçiniz. SONRA BU İLÇEDEN BİR HALT OLMAZ DİYORSUNUZ..... Gülşehir'in suçu ne sen yaşayan olarak bir halt değilsen Gülşehir ne yapsın. Sağlıcakla

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu