Gülşehir'de Nerede O Eski Postacılar
İSMAİL GÜR

Gülşehir'de Nerede O Eski Postacılar

Bak postacı geliyor!” Bir zamanlar bir mahalle veya köyün güvenlik ve haberleşme gibi işleri, yerine göre köyün veya mahallenin gençleri, bakkalı, gece bekçisi ve postacısı eliyle yürütülürdü.

 

 

Köyün veya mahallenin gençleri, köyüne veya mahallesine gelen gideni şiddet kullanmadan gözetler; gelen yabancılara yardımcı olurdu. Kötü niyetlileri derhal uzaklaştırırlardı.

 

 

Köyün veya mahallenin bakkalı, o yerin her türlü ihtiyacını karşılayan ve köye veya mahalleye gelen gidenin ilk uğrayacağı yerdi. Mahalle veya köy, mahalle veya köyün bekçisinin avucu gibiydi.

 

 

 

Orada yaşayanları; kimin ne yaptığını ve ne yapacağını en iyi o bilirdi. Köyün veya mahallenin postacısı da o bölgeyi en iyi tanıyan kişiydi. Postacının gelmesi dört gözle beklenirdi.

 

 

Sevilir ve sayılırdı. Çünkü postacı çoğu zaman umut olurdu insanlara. Getireceği bir mektup, uzaklardan bir selam, bir hasret, bir sevinç, bir neşe; bazen kötü de olsa bir acı ve üzüntü taşırdı.

 

 

Haberleşme, insanların önemli ihtiyaçlarındandır. Bu ihtiyacın karşılanmasında en büyük pay postacılarındı. Şimdilerde çok daha hızlı ve çeşitli haberleşme araçları mevcut olsa da postacılar, önemini hiçbir zaman kaybetmeyecektir.

 

 

Eskinin mektup ve kartının yerine şimdi başka araçlar geçmiş ise de postacı yine bir şeyler getirecek ve yolu gözlenecektir. Adına türküler yakılan, şarkılar söylenen; insanlara duygu dolu mektuplar getiren postacıların durumu, artan iş yoğunluğu ve zannederim personel ve araç azlığından biraz zorlaşmıştır.

 

Türkiye İş Kurumundan yurtdışına işçi olarak gideceğini bildireceği köylüye gönderdiği bir mektubu, tarlasında ulaştıran postacı, günümüzde bırakın tarlada ulaştırmayı, evinde bile ulaştıramıyor.

 

 

Toptancılık yapıyor. Haftada bir gün köye geliyor ve elindeki bütün postayı ya bir bakkala, ya muhtara veya çoğunlukla da bir kahvehaneye bırakıyor ve gidiyor. Bundan dolayıdır ki insanlarda postacı heyecanı yaşanmıyor artık.

 

 

Normal postada izlenilen bu yol -olmaz ama- belki idare edilebilir. Fakat önemli olan, taahhütlü ve iadeli taahhütlü gibi, icra dairesi ve mahkeme evrakı gibi imza karşılığında teslim edilmesi gereken postada da aynı yolun izlenmesi asla kabul edilemez. Çünkü bu tür postanın şahsın kendisine ulaştırılmaması durumunda, vatandaş ciddi zarara uğrayabiliyor.

 

Bunun bilincinde olmayan bir postacının varlığı bize başka bir postacıyı hatırlattı: Zamanında otuz üç köyün bir postacısı vardı: Resul Gönen. Altında motosikleti ile bütün köyleri dolaşır; herkesi tanır, herkes de onu tanır ve severdi. Tek mektup bile olsa o köye gider, o insanı bulur ve görevini tamamlardı. “Bak postacı geliyor…” diye yolu gözlenen bir postacıydı sevgili Resul. Selam O’na.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu