Gülşehir'de Şehir Magandaları Durmuyor
CAN TAŞKIN

Gülşehir'de Şehir Magandaları Durmuyor

Saygıdeğer Hemşehrilerim, Kıymetli Okurlarım !

 

Bu yazımda sizlere Gülşehir ilçemizde toplumsal çürümenin bir göstergesi olan, toplumun büyük bir genelini etkileyen, “Duvarlara yazılan yazılar ve bunu yazan şehir magandalarını” dilimin döndüğünce anlatarak soruna dikkat çekmek istedim. Takdir siz Saygıdeğer okurlarındır.

 

 

Doğa ve Çevre hayatımızın en büyük bölümünü oluşturur. Buna rağmen çevremize gösterdiğimiz ilgi ve özen giderek kayboluyor. Hava kirletiliyor, su kirletiliyor, yeşil katlediliyor, ortak kullanım alanları çöplüğe çevriliyor, maddi ve manevi kirlilik boyutlarının giderek arttığı çekilmez ve dayanılmaz bir sona doğru koşan bizler tabiata acı çektirme yarışı içerisinde, yaşantımızı sürdürmeye çalışıyoruz!

 

 

Bütün uyarılara rağmen insanların çevreye ve doğaya gereken duyarlılığı göstermemeleri üzüntü ve endişe vericidir. Milenyumu yaşayan insanlığın, Çağdaşlık ve Modernlikle övünme gösterisi yaptığı şu günlerde, çevre konusunda aciz kalması, üzerinde kara kara düşünülmesi gereken üzücü bir durumdur.

 

 

Gülşehir’de bu çürümeden kısmen de olsa nasibini almıştır. Belki havamız, suyumuz henüz kirletilmedi ama üzülerek söylüyorum ki bazı yozlaşmalardan nasibini aldı. Son zamanlarda tarihi eser, çeşme, bina ve cami duvarları, , umumi tuvalet, asansör, trafo gibi kamu ve ortak kullanım alanlarının duvarlarını, tebeşir, yağlı boya, sprey boya ile yazı yazarak, karalayarak ve şekiller çizerek, kirletildiğini görmekten ciddi anlamda rahatsızım.

 

 

 

Duvar yazılarına en çok “Eğitim yuvaları olan okullar” hedef oluyor. Okul duvarları adeta sprey boyalarla sevgililerin aşklarını ilan ettikleri, aşk mektuplarının karalama defterleri gibi olmuş.

 

Sevginin dışa vurumu mu? Yoksa gelişmemiş kişiliğin kötü bir yansıması mı?

 

 

Bilemiyorum. Taş devrinde insanların mağara duvarlarına varlığını kanıtlama çabası olarak yaptığı çizimler gibi okul duvarları “ŞEHİR MAGANDALARI” nın ilan-ı aşk yeri olmaya başladı. Teknoloji çağında böyle ilkelliği anlatacak bir kelime sanırım yoktur. Duvara yazılan yazılar yüzünden ismi geçen kız öğrencilerin ve ailelerinin zor durumda kalacakları açıktır.

 

 

 

Bu yazıları yazmanın hem suç, hem de milli servete ihanet olduğu anne, babalar tarafından çocuklarına anlatılmalıdır. Yazılan yazılar sebebiyle hem devlet malına zarar verilmekte hem de çevre ve görüntü kirliliğine neden olmakta, temizliği ise kurumlara ciddi külfet getirmektedir. Duvarlara eline sprey boya alan herkesin yazı yazmaması için önlem alınması ve gerekli caydırıcı cezanın verilmesinden ziyade bunun bir kültür meselesi olduğu toplum tarafından benimsenmelidir.

 

 

 

Ceza-i yaptırım konusunda ise yazımı okuyan, çirkin davranışa yönelen insanların belki de yaptıkları hatadan dönmelerine yardımcı olmak açısından aşağıdaki örneğe dikkat çekmek isterim. Kırıkkale’de, sevdiği kızın ismini okulun duvarına yazan genç, Kırıkkale 2.nci Asliye Ceza Mahkemesinde Kabahatler Kanunu’na göre, ’kamuya ait yerlere yazı yazarak kirletmek‘ suçlamasıyla öncelikle okul duvarındaki yazıyı silmek kaydıyla 1 yıl ücretsiz Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünde çay ve temizlik işlerinde çalışma cezasına çarptırıldı.

 

 

 

Kamu mallarını böylesine hoyratça kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Gençlerimizden bu tür yanlış davranışları bırakacaklarına, gençliğe yakışır şekilde hareket edeceklerine ülkemizin ve Gülşehir’in çirkin görünmesine neden olacak şeylerden kaçınacaklarına olan inancım tamdır.

 

 

 

Gülşehir’in tabii güzelliklerini ve kaynaklarını koruma altına alma, yediden yetmişe, hepimizin hem hakkı hem de kaçınılmaz görevi olmalıdır. Herkes ve her kesim üstüne düşen görevi, gönüllü bir şekilde yapmalıdır. Bu yerlerin gerçek sahipleri bizleriz. Nasıl evimizi temiz tutuyorsak, aynı özeni bu yerlere de göstermeliyiz.

 

 

 

Kısaca sağlıklı, mutlu, huzurlu, barış içinde yaşamak için çevremizi temiz tutmalıyız. Savaşların ve medeniyetin aşındıramadığı tarihi çeşme, cami gibi tarihi eserlerimizi vurdumduymazların aşındırmasına fırsat vermemeliyiz.

 

 

 

GÜLŞEHİR bizimdir. Tertemiz bir yaşam alanı olması için herkes elbirliği, gönül birliği içinde olmalıdır.

 

Şehir Magandalarına Karşı Duyarlı Olalım.


Daha önce otobüs duraklarının camlarını kıran kimliği belirsiz kişi ya da kişiler şimdi ise tarihi Karavezir kütüphanesi, elektrik trafoları ve otobüs duraklarını sprey boya ile boyadı.

 

 

Kamu malına zarar vereni gören vatandaşların Emniyet Müdürlüğü'ne (155) veya Belediye zabıta servisine ( 411 30 03) bildirmeleri halinde bu kişi ya da kişilerin yakalanarak haklarında gerekli yasal işlemler yapılacaktır. Bu duygularla hepinize saygılar sunar, işlerinizde kolaylıklar dilerim.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu