Bahçeli politikayı öğrendi mi ?
İSMAİL GÜR

Bahçeli politikayı öğrendi mi ?

Bahçeli politikayı öğrenmiş galiba diye söze başladı Muhterem. Nasıl yani deyince, başladı anlatmaya: Bak aslanım, herkes demiyor mu ‘ politika yalan demektir. Politikacı söylediği şeylerin hiçbir zaman doğru dürüst anlaşılmasını istemez ’ Demiyor mu? O halde bakalım şimdi.

 

 


Hani Bahçeli geçen hafta grup toplantısında başkanlık konusunda: “En sağlıklı olanı Sayın Cumhurbaşkanı’nın fiili başkanlık zorlamasından vazgeçmesi, anayasal sınırlarına çekilmesidir. Şayet bu olmayacaksa, ikinci olarak fiili durumun hukuki boyut kazanabilmesinin süratle yolunun aranmasıdır.”dedi.

 

 


Bu sözü herkes kendine göre yorumlayarak başka başka anlamlar yüklemeye çalıştı. Yani Bahçeli’nin sözü doğru dürüst tam anlamıyla anlaşılmadı. Dolayısı ile Bahçeli tam bir politikacı gibi konuşmuş oldu.

 

 


Bütün gazeteler “Bahçeli başkanlığa yeşil ışık yaktı.” Şeklinde başlık attılar. Ak Partililer de bu sözden aynı anlamı çıkardılar ve Bahçeli’yi teşekkür yağmuruna tuttular.
Şimdi biz kendimize soralım: Bahçeli gerçekten de başkanlık sisteminin gelmesini istiyor ve bunun gerçekleşmesi için yeşil ışık mı yaktı ?

 

 


Bizim cevabımız elbette ‘hayır’ olacaktır. Çünkü Bahçeli başkanlığı getirmek değil, tartışmayı bitirmek istiyor. Bunun için de konunun bir an önce Meclise getirilmesini istiyor. Aksi olsaydı, aynı konuşmasında “Bizim tercihimiz her zaman olduğu gibi parlamenter sistemin devamı, güçlendirilmesi, reforma tabi tutulmasıdır.”demezdi.

 


Bahçelinin konuşması şöyledir: 
“Anayasa üzerinde yapılan söz düellolarının son bulmasını, bu meselenin milli birlik ruhuyla, karşılıklı hoşgörü ve saygı dâhilinde sonuçlandırılmasını arzulamaktayız. Ne var ki, Türkiye'yi yöneten devlet ve hükümet ricalinin Anayasaya uyma konusunda çok iştahlı ve hevesli olmadığı gelişmelerle sabittir. Cumhurbaşkanı, millet tarafından seçildiği gerekçesiyle fiilli başkanlık sistemini dayatmakta, Anayasayı açıkça ihlal etmekte, görevinin sınırlarından tüm eleştirilere rağmen taşmaktadır. Cumhurbaşkanı'nın bu tutum ve davranışları fiili bir durum yaratmıştır. Cumhurbaşkanın hukukla ters düşmesi geleceğimiz açısından çok mahsurlu, çok tehlikelidir. Bu açık tehlikenin bertaraf edilebilmesi için karşımızda iki alternatif yol bulunmaktadır. Bunlardan birincisi ve bizim açımızdan da en doğru, en sağlıklı olanı, Sayın Cumhurbaşkanı'nın fiilli başkanlık zorlamasından vazgeçmesi, yasa ve anayasal sınırlarına çekilmesidir. Şayet bu olmayacaksa, ikinci olarak, fiili durumun hukuki boyut kazanabilmesinin süratle yol ve yöntemlerinin aranmasıdır. Dünyanın hiçbir medeni ve demokratik ülkesinde her gün suç işleyen bir yönetim ve iktidar yapısı görülemeyecek, bundan bahsedilemeyecektir. Bu durum karşısında, İlk olarak AKP, hazırda tuttuğu veya üzerinde çalıştığı bir anayasa hazırlığı varsa, mutabık kalınan daha önceki maddeleri de ihtiva etmek kaydıyla TBMM'ye getirmelidir.”

 

 


Bahçeli açıkça diyor ki; Türkiye’de bir anayasa var ve bu anayasaya uyulmuyor. Ak Partililer, Mecliste yapılacak oylamada Bahçeli’nin destek vereceğinden emin olmalıdırlar. Çünkü sözlerinden destek vereceği anlamı çıkmıyor. Bu sebeple ‘Teşekkürler’ oylama sonuna bırakılmalıdır. Zira Muhteremin söylediği gibi Bahçeli politikayı öğrenmişe benziyor. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu