Kapatın bu okulu herkes rahat etsin(!)
İSMAİL GÜR

Kapatın bu okulu herkes rahat etsin(!)

Geçen hafta Necla hanımın heyecanlı ve biraz da öfkeli halini görünce; sormuştum, ne oluyor diye. 

 


O da bana aynen: “Bak gardaş! Ben şehre en yakın bir köyde oturuyorum. Köyümüzde ilkokul var. Bir öğretmen ile birinci sınıfta üç, ikinci sınıfta iki, üçüncü sınıfta beş ve dördüncü sınıfta üç olmak üzere toplam on üç öğrenci mevcuttur. Okulun sınıfı, tuvaleti her gün temizlenecek. Sobalar yakılacak. Okulda -öğretmenden başka- bu işleri yapacak hiçbir görevli yok. Çocuk anneleri olarak toplandık. Konuyu tartıştık; iki durumla karşılaştık: Birincisi bu işleri birer hafta sırayla biz yapacağız. İkincisi çocuklarımızı okula göndermeyeceğiz. Eğer biz kadınlar eşit isek, şehirdeki kadının yapmadığını bizler niçin yapalım?” demişti. 


Hakikaten Necla hanımın dedikleri doğrudur. Okulun temizlik işlerini yapacak bir görevli yok. Çocuklar küçük olduğu için öğretmenlerine yardımcı olamıyorlar. Sobaları düzenli ve zamanında yakılmıyor. Çocukların aşağı yukarı hepsi öksürüğe yakalanmışlar. Gerekli temizlik yapılamıyor. Dört sınıf birleştirilmiştir. Öğretmenin işi hayli zor olmasına rağmen hepsine yetişme çabasındadır.


Sanırsınız ki bu ilkokul, kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde ve gidilip gelinmesi hayli zordur. Gözden ırak olunca gönülden de ırak olurmuş desek, o da değil. Çünkü yetkililerin koltuklarından kafalarını kaldırıp pencereden baksalar, inanın bu ilkokulun bulunduğu yeri çıplak gözle görebilirler.
Anlaşılıyor ki yetkililer buraya bakıp görmek istemiyorlar. Buradaki miniklerin iç karartıcı koşullarda eğitim öğretim görmeye çalışmaları, her an her çeşit hastalığa yakalanma ihtimalleri, gören gözlerin ve duyarlı vicdanların dayanamayacağı ve hemen çözüm üretecekleri bir durumdur. 


İŞKUR aracılığı ile diğer okullara verilenler gibi bir görevli verilemez mi? 

Merkezin mahallesi durumundaki bu köy ilkokulunun minikleri, ablaları ve ağabeyleri gibi merkezdeki bir ilkokula taşınamaz mı? 


Eğer bunlar veya daha başka bir çözüm bulamıyorsa yetkililer, kapatsınlar bu okulu da rahat etsinler. Çünkü geçmişte bir Milli Eğitim Bakanımız ( Emrullah Efendi) şaka ile de olsa “Şu mektepler olamasaydı milli eğitimi ne güzel idare ederdim.” Dememiş miydi?


Yetkililer diye genelleme yaptığımıza bakmayın siz. İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için mecburi ve Devlet okullarında parasız olduğuna göre devlet bu işi en iyi bir şekilde yerine getirmeyi üstlenmiş ve bu işle ilgili olarak da kimlerin görevli, yetkili ve sorumlu olduğunu, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunun da belirtmiştir.


Bunlar, Köy muhtarı, Okul müdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü, İl Milli Eğitim Müdürü, Kaymakam ve yerine göre kolluk kuvvetleridir.


Şöyle bir söylenti de var halk arasında: Bu okulu kapatmazlar. Zira öğretmen atamasında gerekli bir yerdir burası. Bir yılda üç öğretmenle karşılaşan ve üçünün arasındaki boşluklarda da öğretmen görmeyen bir öğrencinin halini sizler düşününüz. Eminim ki sizler de diyeceksiniz: Kapatın bu okulu herkes rahat etsin!
Not: Bu konuya devam edeceğiz.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gülşehir Eğrikuyu da Su Hattı Patladı
Gülşehir Eğrikuyu da Su Hattı Patladı
MHP İlçe Başkanı Çevirmeden Teşekkür Mesajı
MHP İlçe Başkanı Çevirmeden Teşekkür Mesajı