BELEDİYE BAŞKANI OLDUK ŞİMDİ NE YAPACAĞIZ
CAN TAŞKIN

BELEDİYE BAŞKANI OLDUK ŞİMDİ NE YAPACAĞIZ

Nevşehir’in Saygıdeğer Belediye Başkanları, Yeni görevleriniz hayırlı ve uğurlu olsun. Vatana, Millete ve İlçemize mutluluklar getirsin. Yoğun bir seçim maratonundan çıktınız ve “sonucu” da aldınız… Kutluyorum.

Nevşehir’in  tüm beldelerinde, ilçelerinde  halkımız sandığa gitti ve gönlündeki duygularına tercüman olan oyunu lehinize kullandı. Aldığınız sonucu lütfen bizzat kendinize mal etmeyiniz. Bu şanlı millet, tarih boyunca hep, ‘haklı’ bulduğu ve “mazlum ve mağdur” olduğuna inandığı kesimlerin yanında olmuştur. Bu seçimlerde de partinizi ‘haklı’, diğer rakiplerinize karşı daha ‘iyi’ görmüş “mağdur” ve “mazlum” olarak kabul etmiş ve alması gerekenlere gerekli dersi de vermiştir. Toplumumuz geleneğinde “haksızlığa uğrayanlar ile mazlum ve mağdurlar mübarek insanlardır”.

Eminim ki aday sürecinin son safhasına gelinceye kadar tedirginlik içinde bir süreç yaşadınız ve akabinde de, bir kısmınız mükerreren, bir kısmınız da ilk defa Başkanlık Makamı’na getirildiniz. Seçimler, seçenler ve seçilenler arasındaki bir “yarış” gibi görünse de aslında toplumun genel yapısını yansıtmaktadır. “Toplumlar, lâyık oldukları şekilde yönetilirler” Zat-ı âlilerinizi bir kere daha kutluyor, hayırlı çalışmalar diliyorum.


  BU VESİLE İLE BİRAZCIK “SESLİ DÜŞÜNMEK” İSTİYORUM:


1. Başarınızı kendinizden “menkul” bilmeyiniz.
2. Seçim atmosferinde söylenilen ‘afakî’ şeyleri unutunuz.
3. ‘Kişisel’ çıkarlarınızı bir kenara koyunuz.
4. Artık tüm Halkın Belediye Başkanlarısınız. Hizmette,  Belediye Rozeti dışında, Partinizin veya her hangi bir kuruluşun rozetini taşımayınız.
5. Önünüzde ilk bakışta yıllar var… Ama bir bakacaksınız ve göreceksiniz ki o yıllar da su gibi akıp gitmiş olacak… Bunu bir kısmınız zaten tecrübe ile yaşadınız. Tıpkı önceki Başkanların harcadığı yıllar gibi… Önünüzdeki yılların kıymetini biliniz. Yılları ve günleri dolu dolu yaşayınız ve beldenizin halkına da yaşatınız.
6. Artık “bir devre daha” Başkan olmayı düşünebilirsiniz. Bu düşünce sizi “çıkarcı” icraata itmesin. Gerekli fedakârlığı gösterin, elinizden gelen hizmetleri hakkıyla yapın, halk isterse, sizi, “siz istemeseniz de” tekrar Başkan seçer… Bunu da bir kısım başkanlarımız bizzat yaşadılar.
7. Seçim ortamında size muhalif olanları unutunuz! Onlar istemese de… Artık onların da Belediye Başkanı’sınız.
8. Hizmet götüreceğiniz insanlara eşit, âdil ve samimî davranınız.
9. Başkanlık Kapısı tüm insanlara açık olsun. Sizlere rahat ulaşılsın. Gelen kim olursa olsun bizzat görüşünüz, ikramda bulunuz… Problemlerine çözüm getiremezseniz bile insanları dinleyiniz, onları “adam yerine koyunuz”. 10. Ne kadar “uçuk ve kaçık” talepler gelirse gelsin, problem sahipleriyle muhakkak ilgileniniz ve onları dinleyiniz. Çözümsüz problemleri gerekçeleriyle muhataba bildiriniz. Biliniz ki, hekimlerin müşterileri muhakkak ki hastalardır ve kuruluşların müşterileri de problemleri olan insanlardır. Yine Biliniz ki sağlam insanlar doktorlara hiç gitmez, problemsiz insanlar da çözüm arama yolları aramazlar!
11. Artık hayatınızda yeni ve güzel bir sayfa açınız. İlk sayfada sevgi ve hoşgörü çiçekleri bulundurunuz.
 12. Sizleri tebrike gelenleri kabul ediniz. Arayanları arayınız, hatta aramayanları da arayıp sorunuz.
13. Hiç bir “problemin parçası” değil, her türlü “çözümün parçası” olunuz. Bu hususta gayret sarf ediniz.
14. Hiçbir kanunsuzluğa, usulsüzlüğe ve yolsuzluğa, her ne pahasına olursa olsun, göz yummayın, fırsat vermeyin ve üzerine gidiniz!
15. Dostlarınızla, arkadaşlarınızla ve mesai arkadaşlarınız muhakkak istişare ediniz. Bilin ki “akıl akıldan üstündür”. Konu, bildiğiniz bir konu olsa bile, “İstişare Müessesesi”ni çalıştırınız. Böyle yaparsanız hiçbir şey kaybetmez ama çok şey kazanacağınızdan emin olabilirsiniz. Her türlü kararda Meclis Üyeleri’nizin görüşünü almaktan, onları dinlemekten ve anlamaktan imtina etmeyiniz.
16. Her türlü faaliyet ve icraatınızda vereceğiniz “hizmet”i ön planda tutunuz. Milletin malını ve kaynaklarını kendi malınızdan üstün tutunuz ve koruyunuz.
17. Siz artık “Tüm Halkın Emini”siniz…  her türlü fakir, yoksul, aç ve açıkta olan insanlardan birinci derecede sorumlusunuz. Bunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayınız.
18. “Ben bu halka sevgi, sevinç ve huzur getirmeliyim. Sevginin yarattığı güçle bir hizmet seferberliği başlatmalıyım, mücadeleyi bırakıp sevgiyi yaşatmalıyım!” felsefesini şimdiden, daha ilk gün, hemen, şimdi, hem de acilen, Halkı’na deklare ediniz ve uygulamayı da başlatınız.
19. Seçim atmosferinde yarıştığın muhaliflerini, “Onları sandıkta yendim. Şimdi de bu ilçeyi,bu şehri onlara dar edip karşımda verdikleri mücadeleye onları pişman edeceğim!” diyerek bir savaş açmayacak, onlara da sevgi ve saygı ile yanaşmalısınız. Onların da bu belde,ilçe ahalisinden insanlar olduklarını göz ardı etmeyiniz.
20. Küçük hesaplarla uğraşmayınız. Küçük hesaplarla uğraşanlar, muhakkak ki kaybederler ve hezimete uğrarlar. Bu bir Sosyoloji kanunudur.
21. Başkanlığınızın, beldedeki,ilçedeki,şehirdeki huzuru ve dostluğu arttırması gerekir. Herkesin birbirini yakından tanıdığı beldelerimizde atılan kin ve mücadele tohumu ile aileler arasında çekişme ve husumete doğar ve bundan güzel beldeniz kaybeder. Lütfen bu hususta gerekli özen ve itinayı gösteriniz.
22. Göreceksiniz ki, önümüzdeki dört yıllık başkanlık dönemi ne kadar başarılı, huzurlu ve güzel geçerse; beldenizde kavga değil, sevgi mirası bırakılmış olursa ve yaptığınız görevden büyük zevk alıp mutluluk duyarsanız, çevreniz sizi seven insanlarla dolarsa, bir dönem başkanlık sonunda bozguna uğramamış mutlu bir insan portresi ortaya çıkarsa, ilçelerine sevgi yayan tüm belediye başkanları gibi seçimlerde belki de üçüncü kez dördüncü kez bile rakipsiz, yine güçlü ve umutlu bir başkan olabilirsiniz.
23. Artık mücadele safhası bitti… Mücadeleyi bırakıp sevmeye başlamak acılara karşı bir sigorta gibidir. “Benim kavgam”, “benim mücadelem”, “Ben” gibi, içinde sevgi değil, yalnızca egoları olan cepheler açmaktan kaçınınız. Biliniz ki artık güçlüsünüz ve “güçlüyken bağışlamak, cesaretin göstergesidir”.
24. “Kavgada yumruk sayılmaz” denilir. Ne kadar güçlü olursanız olunuz kavgaya başladığınız anda artık yumruğun nereden geleceğini kestiremezsiniz. Bu da artık geçmiştir. Üç yumruk siz atarsanız birkaç yumruk da karşıdan geleceğini hesap etmelisiniz. Artık bu safhanın da bittiğinin idrakinde olunuz.
25. Emin olunuz ki ellerinizi cömertçe açar, sevgiyle kucaklarsanız, kollarınıza dünyalar sığacak, kalbiniz kâinata yataklık yapacaktır.
26. Biliniz ki görev yeriniz, yetkileriniz ve rütbeniz yükseldikçe sevgiye olan ihtiyacınız ve sizden sevgi bekleyenlerin sayısı daha çok artacaktır.
27. Sevgiyle “yönetmek” işleri kolaylaştırır, yolları kısaltır… İşteki huzur ve sevinci artırır. İyi liderler işi, iyi yönetmenin yanında sevgiyi üretmenin ve yaymanın sorumluluğunu da taşımalıdırlar. Bu kuralı hiç unutmayınız…
28. Biliniz ki elde ettiğiniz başarı,  Halkın Başarısı’dır…
29. Bilinmelidir ki hiçbir ölümlünün yarına çıkacağının garantisi yoktur. Dün geçmiştir, geri getirmek mümkün değildir. Yarının ne olacağını hiç kimse bilmemektedir. Öyleyse var gücünüzle günü, yani an’ı değerlendiriniz. Bizler sadece ve sadece yaptıklarımızdan ve yapmamız gerektiği halde, gücümüz yettiği halde yapmadıklarımızdan sorumlu tutulacağız.
30. Size güvenenleri mahcup etmeyiniz!


Size umut bağlayanların umutlarını söndürmeyiniz!
Hiçbir şeyi su-i istimal etmeyiniz ve ettirmeyiniz!
Yaratılmışları seviniz Yaratan’dan dolayı!
Hiç kimseyi potansiyel suçlu olarak görmeyiniz!
Biliniz ki “insanların en hayırlısı insanlara hizmet edendir”!

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Kardeşler Tesisat işletmecisi Kalay Sel Gider Kum Kalır
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu
Gülşehir Protokolü Mantarkaya'da İftarda Buluştu